8 Mart kutlamaları başladı

8 Mart kutlamaları başladı
  • 08.03.2017

IMG_2041IMG_20338 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları çerçevesinde CHP Kadın Kolları ve Cumhuriyet Kadınları Yenişehir Şubesi tarafından Atütürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Çelenk sunumunun ardından yapılar konuşmalarda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajları verildi.

CHP Kadın Kolları Başkanı Semra Cingil şunları kaydetti: Değerli Basın emekçileri, Bugün dünyanın kadınlar günü olarak kutladığı, bizim ise siyasal duruşumuzla yoğurarak Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak andığımız, kutladığımız 8 Mart.

8 Mart’ın tarihi kökenine de atıf yaparak, 1857 yılının 8 Mart’ında, daha iyi çalışma koşulları isteyerek greve başlayan, sayıları kırk bini bulan emekçi kadınlarımızı manevi şahıslarında selamlıyoruz. Bu grev sırasında o fabrikada çıkan yangın nedeniyle can veren 129 kadın işçiyi hüzünle anıyoruz.

Değerli basın emekçileri

8 Mart derinliğini anlamaya çalışırken, kadının yeri bakımından ülkemizin tarihinde de (bir haftalık geri gidişle) içinde olduğumuz Mart ayının önemine de değinmek isteriz. Ülkemizde, kadının çağdaş ve özgür bir birey olması konusunda öncü olan Kurucu Genel Başkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1923 yılının 1 Mart’ında Latife Hanım’ı, yasama dönemi açılışı nedeniyle yapılan oturumu izlemesi için, Türkiye BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’ ne getirerek, o dönemin koşullarında nasıl bir çığır açtığını hatırlatıyoruz. Yine 1935 1 Mart’ında TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ 5. Dönemi çalışmalarına başlarken, ilk kez 18 kadının milletvekili olarak Meclis sıralarında yer aldığını belirtiyor, bu dev adımları atan Ulu Önderimizi şükranla ve minnetle anıyoruz. Kadın gördüğü şiddetle, uğradığı haksızlıklarla, çileli koşullarıyla değil, toplum içindeki başarısıyla, fedakâr duruşuyla, yeni nesillerin yetişmesindeki olmazsa olmazlığıyla anılacağı bir Türkiye için çalışıyoruz. Tüm çabamız kadınların, insan hakları temelinde siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesi, toplumun bu gelişimi benimsemesi ve içselleştirmesi, bu değişim ve gelişimin de kadının ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarıyla taçlandırılması içindir. Kadının ayak seslerinin duyulmadığı, kadının eliyle yoğurmadığı hiçbir mücadele başarıya ulaşmamıştır. Bu nedenledir ki kadın, omuzlarındaki yükün farkında olarak tüm anaç tavrıyla, sorunlu tüm kesimlerin sorumluluğunu kucaklamaktadır. Birlikteysek güçlüyüz, sen yoksan bir kişi eksiğiz.

Bizim; eşit, özgür, mutlu, barış içerisinde, kardeşçe ve insanca yaşamak hakkımızdır. Hak ettiklerimiz için mücadeleye devam.

ÇAĞDAŞLIK VE DEMOKRASİ BİZİM VAZGEÇİLMEZİMİZDİR. KADINLAR İÇİN ÖZGÜRLÜK, ADALET, CUMHURİYET HALK PARTİSİ ile gelecek, İLLAKİ KAZANACAĞIZ.

Bu düşüncelerle, omzumuzdaki yük, yüreğimizdeki sevgi ve zihin dünyamızın tüm berraklığıyla sizleri selamlıyor, kadınlarımızın direnç ve emek kokan kadınlar gününü kutluyoruz.

Cumhuriyet Kadınları Yenişehir Şube Başkanı Serpil Kayar’ın basın açıklaması şöyle: Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı dır 8 Mart .1857 yılında New York kentinde tekstil sektöründe çalışan  40.000 dokuma işçisi ,düşük ücretlerin iyileştirilmesi  ve daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı.Patronun, diğer işçilerin grevdeki kadınlarla dayanışmasını önlemek için bulduğu “çözüm” yolu fabrikanın kapılarına kilit vurmak oldu.Bu sırada çıkan olaylar sırasında fabrika içinde şüpheli bir yangın başladı. Ancak içerideki kadınların kaçabilecek hiçbir yeri yoktu. Sadece daha iyi koşullarda çalışmak isteyen 129 kadın, yangında hayatını kaybetti.Cenazelerine 100.000 kişi katıldı.

Ve  İnsanlık tarihi kadınların hak arama mücadelesi ile doludur. Ne yazık ki bugün yine

Dünyadaki en fakir insanların büyük bir çoğunluğu kadın, dünyadaki eğitim almamışinsanların büyük çoğunluğu yine kadınlar.

Evet….Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…

Ezber cümlelerle mesajların verildiği bir gün. Sokaklarda karanfiller dağıtılacak, hatta kadınlara özel indirimler, promosyonlar yapılacak. 8 Mart anlamından uzak bir güne dönmüş durumda aslına bakarsanız…

Türkiye’de nüfusun neredeyse yarısı kadın. Ama kadınlar, eğitimden çalışma hayatına pek çok alanda dezavantajlı.

Peki Türkiye’de kadın olmak ne demek?

Ülkemiz Cinsiyet eşitliğinde 145 ülke arasında 130’uncu ,

Türkiye’de Yaşayan Her 2 Kadından 1’i Fiziksel veya Cinsel Şiddete Maruz Kalıyor

Yaşadıkları şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı %48,5’tir.

Şiddet yaşayan kadınların sağlık sorunları yaşama, intihar etmeyi düşünme ya da deneme olasılıkları en az iki kat artmaktadır.

Okuma ve yazması olmayan kadın erkeklerden 5 kat fazla

Kadınlar erkeklerin yarısından daha az istihdam ediliyor

Kadınlar çalışma hayatında da eşitsizliklerle karşı karşıya.

10 kadından 4’ü şiddet mağduru

. Okuma Yazma Bilmeyen Her 5 Kişiden 4’ü Kadın

Çalışan Her 3 Kadından 1’i Tarımda Çalışıyor.

4 Milyon Kadın Hiçbir Sosyal Güvencesi Olmadan Kayıtdışı Çalışıyor

15 yılda 14 bin kadın cinayeti işlendi

600 bin kız çocuğu okula gidemiyor. 2015-2016 öğretim yılında, önceki dönemlere göre, okula giden kız çocuklarının sayısı da azaldı.

Ve çok  önemlidir ki..

: “Bir ülkenin yarısı ayaklarından toprağa zincirlendikçe, geri kalanı göklere yükselemez!

Kadınlar bugün ülkemizde de erkeklere göre %25 – 50 oranında daha az ücretle çalıştırılmaktadırlar.

Türkiye’de 20 milyon kadın işgücü dışında. Kadınlar, sadece kadın olmalarından kaynaklanan nedenlerle ayrımcılığa uğruyor. Eğitim olanaklarından yoksun bırakılıyor, erken yaşta evlendiriliyor, aile içi cinsel ve fiziki şiddete maruz kalıyor.

Hepsinden daha elim ve daha vahimi bu ülkede kadınlar yaşayamıyor. Boşanmak istediği için katlediliyor. Aşkına cevap vermediği için öldürülüyor. Cinsel istekleri reddedip direndikleri için öldürülüp yakılıyor. Dünyada kadınlara ayrımcılık uygulayan, temel haklarını gasp eden, hukukun yok edildiği ama gelişen, kalkınan, zenginleşen tek bir ülke bile yok.”

Bizler Cumhuriyet Türkiyesine açtık gözlerimizi,Cumhuriyetle büyüdük,   Atamızın hedeflediği “fikri hür,vicdanı hür “ neslin temsilcisi olduk…

Atatürkün verdiği haklarla eğitildik,değer gördük yeniden ! Kara çarşaflarla iki adım geriden yürütülen benliğimizi, haklarımızla yeniden bulduk.! Seçtik,seçildik özgür irademizle ! Sınıfa, tarlaya ,sokağa,alışverişe,işe, üniversiteye,  gittik.

Ayakları üstünde durabilen kadın olduk. Sonra ne değişti?” Ben bilmem beyim bilir” e nasıl dönüştük? Gücümüzü nasıl kaybettik?Kabul ettiğimiz İslam dininde de kutsal olan kadın neden üçüncü sayfa haberlerine konu sadece?

Kadınlar olarak netlikten uzağız ne istediğimizi bilmiyoruz. Kafamız karışık. Onda olan bende de olsun anlayışı var. İzlediğimiz diziler, sinema filmleri hep böyle çünkü. Güçlü olmak istemiyoruz, yanımızdaki erkek güçlü olsun istiyoruz. Böylesi daha çok işimize geliyor. Bu algıyı nasıl değiştiririz? Nasıl yeniden güçlü oluruz? Kendimize daha çok değer vererek kendimize daha çok zaman ayırarak başlayabiliriz. Kendimizi ve Çocuklarımızı eğiterek devam edebiliriz. Onlara sadece insan olabilmeyi öğretmeli ve kadın erkek hayallerimizin peşinden gitmemiz gerektiğini fısıldamalıyız.

Nasıl bir yaşam biçimi istediğimizi sorgulamalıyız.

Biz  Cumhuriyet kadınlarıyız ! Kağnısıyla cepheye mermi taşıyan Elifiz, düşmanla birebir mücadele eden KaraFatmayız ! Biz 9 eylülde İzmir’de kırmızı masa örtümden bayrak diken Ayşeyiz ! Her dara düştüğümüzde bunu hatırlamalıyız.

Kadınlarımızın varoluş mücadelesinde önemli mihenk taşı olan adımları atan ve bizleri bu günlere taşıyan kadınlarımızı minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz.

CKD YENİŞEHİR ŞUBESİ

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ