Başbuğ: Atatürk Cumhuriyeti önce kafasında kurdu

Başbuğ: Atatürk Cumhuriyeti önce kafasında kurdu
  • 20.10.2016

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, Atatürk’ün cumhuriyeti önce kafasında kurduğunu ve laikliği cumhuriyetin olmazsa olmazı olarak gördüğünü söyledi. Atatürk’ün, Cumhuriyet’i fazilet ve erdem rejimi olarak tanımladığını belirten Başbuğ, “Cumhuriyet demokrasi ile taçlandırıldığında anlam kazanan bir rejimdir. Yüce önder, Cumhuriyetin ilanından sonra bütün gücünü demokrasiyi yerleştirebilmek için harcamıştır” dedi.

Rotary 2440. Bölge Federasyonu’nun Cumhuriyet Kazanımları etkinliği çerçevesinde Almira Otel’de gerçekleştirilen konferansın konuşmacısı, Genelkurmay eski başkanlarından İlker Başbuğ’du. Federasyona bağlı Bursa’daki 17 kulübün katılımı ve Bursa Rotary Kulübü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferansa ilgi yoğundu. Rotary 2440. Bölge Federasyon Başkanı İsmail Rodoplu’nun açılış konuşmasının ardından yoğun alkışlar arasında kürsüye çıkan Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ,  Atatürk ve Cumhuriyet konulu konferans verdi.  Başbuğ,  konuşmasında cumhuriyetin kuruluş hikayesini anlatırken, zaman zaman günümüz Türkiye’sinin bugünkü durumuna da değinerek, Cumhuriyet’in demokrasiyle taçlandırılmasının önemine vurgu yaptı.

CUMHUFRİYET ZORLU BİR YOLDU

Başbuğ, terminolojik olarak bir ülkenin,  halkın seçtiği kişi ya da meclis tarafından yönetilmesi anlamına gelen cumhuriyetin 29 Ekim 1923 yılında resmen kurulduğunu, ancak Atatürk’ün kafasında cumhuriyet fikrinin, resmi kuruluştan 4 yıl önce oluştuğunu söyledi. Cumhuriyet’e giden yolun zorluklardan, çetin mücadelelerden geçen bir süreç olduğunu vurgulayan Başbuğ, “Cumhuriyete giden yol 1919 yılında başlıyor. Atatürk’ün Samsun’a çıkışı,  Erzurum ve Sivas kongreleri var. Atatürk, 23  Temmuz 1919 Erzurum kongresi öncesinde, hazırlıklar sırasında sohbet etiği devlet Mazhur Müfit Kansu’ya, (Bu söylediklerimi not et. Zaferden sonra cumhuriyeti kuracağız) diyor. Ordu yok, meclis yok. Ama kararlılık var, inanç var. Öngörü var. Bunun yanı sıra Cumhuriyetin ilanından bir yıl önce, yabancı bir gazeteciye verdiği röpörtajda, ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir, icra kuvveti, kanun yapma yetkisi meclis eliyle yürütülecek)  diyerek Cumhuriyet’e yönelik açık işaretler vermiştir. Atatürk, kurtuluş mücadelesine başlarken, cumhuriyeti önce kafasında kurmuştur. Bir strateji olarak cumhuriyete adım adım gitmiştir” dedi. İlker Başbuğ, kendisini görevden aldığını bildiren İstanbul yönetimine verdiği yanıtta, (Büyük bir aşk ile bağlı olduğum   mübarek, yüce askerlik mesleğimden istifamı arz ederim) dediğini, bunun da Atatürk’ün askerliği kutsal bir meslek olarak gördüğünü gösterdiğini vurguladı.

SALTANATIN KALDIRILMASI..

Genelkurmay eski Başkanı  İlker Başbuğ,  1 Kasım 1922’de Saltanat’ın kaldırılmasını öngören kanunun çıkartılması sırasında sert tartışmalar yaşandığını, Atatürk’ün hayatında ilk kez bu kanunun komisyonda görüşülmesi sırasında sert tutum izlediğini belirterek şu bilgileri  paylaştı:

“Lozan görüşmelerine davet edilen bir Türkiye’de saltanatın kaldırılması, zorunluydu. Saltanat kaldırılmasıydı, Lozan’da hem Ankara, hem İstanbul olacaktı. Karşı tarafın istediği de tam buydu.  Atatürk bunu bildiği için bu konuda tutumunu net olarak ortaya koymuştur. Sıranın üzerine çıkar. Komisyon üyelerine, (Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından, kimseye verilemez. Burada hakimiyetin  millete verilip verilmemesini tartışmıyoruz.  Mesele zaten oldu bitti haline gelmiş bir konunun kanunla ifade edilmesidir) diyerek kararlılığını ortaya koymuştur.”

DEMOKRASİYE GEÇİŞ SÜRECİ..

İlker Başbuğ, konuşmasında Cumhuriyet’in ilanından sonra,  1924 Anayasası, laikliğin kabulü, çok partili siyasal yaşama geçiş gibi demokratikleşme çabalarına da değindi. Cumhuriyet’in demokrasi ile taçlandırılması halinde anlam kazanacağını belirten Başbuğ, kağıt üzerinde İran’ın da Çin’in  de cumhuriyetle yönetildiğini, ancak temel hak ve özgürlüklerin, laikliğin en büyük güvencesi olan demokrasinin olmadığına dikkat çekti.  Başbuğ, 1923’ten vefat ettiği 1938 yılına kadar Atatürk’ün demokrasiye geçişle ilgili radikal adımlar attığını vurgulayarak, bu dönemi otoriter, totaliter gibi kavramlarla eleştirenlere tepki gösterdi. Demokrasinin en önemli iki unsuru olduğunu, bunlardan birinin  güçler ayrılığı, ikincisinin ise çok partili siyasi yaşam olduğunu kaydeden Başbuğ, şunları söyledi:

                “1924 Anayasa’sı demokrasiye geçişle ilgili önemli bir adımdır. 1924 Anayasa’nın bazı maddeleri zamanla değiştirilerek,  devletin laik bir devlet olması için çaba gösterilmiştir. Anayasamızda belirlenen yönetim şeklinin Cumhuriyet olması, Türkiye Cumhuriyet’inin laik, sosyal ve hukuk devleti olarak ifade edilmesi, bu yöndeki çabaları işaret ediyor. Yargı bağımsız mahkemelere verilmiştir.  Güçler ayrımı yine bu anayasada yer almıştır.  Bu dönemde başarısız da olsa çok partili yaşama geçişle ilgili girişimler yapılmıştır. Yaşadığı süreçte çok partili yaşama geçişin sağlanamaması Atatürk’ün en büyük üzüntüsüdür. Tam olarak demokrasiye geçilebildi mi. Hayır. Ama O, cumhuriyete ve demokrasiye inanan bir liderdi. Atatürk’ün 15 yıllık dönemi demokrasiye geçiş sürecidir. Bunu başka şekilde ifade etmek doğru değildir.”

PRENSİP SAHİBİ OLMASI ONU

UNUTULMAZ BİR LİDER YAPTI 

Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ, zaman zaman dinleyicilere de sorular yönelterek konferansa interaktif hava kattı. Seyircilere (Sizce Atatürk’ü ölümsüz lider yapan en önemli özellik nedir) sorusunu yönelten Başbuğ, (eğitime verdiği önem, demokrasiye ve cumhuriyete olan inancı, laiklik başta olmak üzere gerçekleştirdiği devrimler) gibi bir çok özelliğini dile getiren seyircilere, ‘Hepsine katılıyorum. Haklısınız, ama bence en önemli özelliği prensip sahibi olmasıydı.  Hep doğru olduğuna inandığı yolda yürüdü.  Düşüncesiyle, ailesiyle, yaşam tarzıyla  medeni bir lider oldu. Doğru bildiği hiçbir şeyden taviz vermedi. Kurallar değişebilir, ama prensiplerin değişmemesi gerektiğini bildiği için, bunu uyguladığı için dünyada bilinen, sayılan, anılan bir lider oldu. Bağımsızlık, özgürlük, laiklik asla taviz vermeyeceği iki önemli özelliği oldu’ karşılığını verdi.

     Konferansın sonunda, Rotary 2440. Bölge Federasyonu Dönem Başkanı İsmail Rodoplu ve Bursa Rotary Kulübü Dönem Başkanı Can Pehlivan gecenin anısına İlker Başbuğ’a plaket verdiler. (www.yenisehirmemleket.com)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ